jump to navigation

Sev 16 Nisan 2007

Posted by anatolian in ask, edebiyat, serseri, yazi, yazılar, öyküler.
trackback

Sevgiyle birbirimize bağlanırız. Ne çılgın bir maceradan az, ne de ölmekten çoktur aradığımız. Gözlerimizi olabildiğince açarız, bakarken, daha iyi görebilmek için. Sözcükler vardır kimi zaman, kimi zaman sessizlikte saklı şiirler. Umut vardır her şeyden fazla… Yarını yine onunla kucaklama umudu… İki kişiyi geçmez kurulan dünyanın nüfusu.

Beklemeyi öğretir bize. Beklerken özlemeyi, hasrete boyun eğmeyi, vuslatın değerini bilmeyi. Bazen inanmayı yalanlara. Tabiatında var ya bu, “Bu kadar da olmamalı.” dedirtir insana. O denli hızlı çarpar kalbimiz, duracak zannederiz, hızlanır aksine. Güzellik görece bir kavramdır artık. İşte apaçık karşımızdadır. Paylaşamayız.

Şarkılar yaparız uğruna ve şiirler yazarız dizeler dolusu. Evrenin en yetenekli yazarı oluruz, en Aşık Veysel’i, en Orhan Veli’si. Karanfiller daha kırmızıdır, gökyüzü masmavi, dağlar daha heybetli, kuşlar daha özgür, göz kamaştırıcı bir pembedir penceresinin panjurları ve yakamoz ışıl ışıl.
Güneşi erken karşılar oluruz. Geceleri uykuyu unuturuz. Perişanızdır aslında. Uykusuz, dalgın ve aşık.

Nihayet sonbahar gelir çatar. Panjurlar kapanır, perdeler çekilir. Susar tüm kuşlar ve solar çoğu çiçekler, bir daha ki bahara kadar… Kimi zaman baharlar gecikir. Eski baharlar anımsanır. Hatta belli mi olur? Ağlarız. Emektar yağmur, şimdi sadece göz yaşlarımızı saklamaya yarar.
Anı dolu sokaklardan kaçmaya başlarız. Her gün geçilen yollar değişir. Yeni güzergahlar çizilir, gizlice.

Karşı kaldırımdaki haylaz çocuk yerinde değil.

Ozan Ferah

Yorumlar»

No comments yet — be the first.