jump to navigation

Belki Yine 16 Nisan 2007

Posted by anatolian in şiir.
add a comment

Yine buram buram sen kokuyorum.
Ellerin, saçların, dudakların oluyorum belki.
Ve yine derin derin gözlerin bakıyorum,
Ümidin, yarının, özlemin oluyorum belki.
Yine cıvıl cıvıl sesin duyuyorum,
Sözlerin şarkıların, haykırışların oluyorum belki.
Ve yine usul usul rüyaların çalıyorum;
Sevgilin, kahramanın oluyorum belki.
Belki de karabasanın.

Yine ışıl ışıl güneş gündüzlerinde,
Ve yine pırıl pırıl yıldız gecelerinde.
Belki uzakta, yine de yanında.

Belki yavaş yavaş sen oluyorum.
Ellerin, saçların, dudakların kokuyorum yine…
Gözlerin, sesin, rüyaların oluyorum yine…
Belki içili içli ben soruyorsun yine,
Yine belki… Belki yine.

Ozan Ferah 28 Aralık 1997 01:16

NEYDİ BU ŞİİRİN İSMİ ? 16 Nisan 2007

Posted by anatolian in şiir.
add a comment

Bu akşam da mı böylesin ?
Gözlerinde aynı hüzün var,
Eskiden olduğu gibi.
Daha önce de yaşamıştın bu çelişkiyi.

Hep aynı şeyleri yaşıyorsun.
Sen galiba adam olmayacaksın.
Zaten incinmişti kalbin, zaten kırık.
Hâlâ zorluyorsun onu, yeni bir sevda uğruna.

“Daha kimbilir neler olacak.” mı diyorsun ?
Sanki bunları da önceden duymuştun.
Belki unutmuştun, belki yine unutacaksın.
Ama sen, o ince ruhunla yeniden üzüleceksin.

İncinmesin diye uğraştığın çiçekler,
Tüm güzellikleri ve şahanelikleriyle,
Seni gün geliyor bile bile eziyorlar.
Paramparça, tane tane ayırıveriyorlar.

Güçsüz ve dermansız bir açlık içerisindesin.
Bocalıyor, hırslanıyor, kızıyor,
Fakat sonunda daha bilinmez oluyorsun.
Çocuk sen adam olmuyorsun.

Yanakların yine ıslanacak.
Başın yine saklanacak dizlerinin arasına.
Dudaklarında biraz kan,
Gülüşlerinde yalan olacak.

Bedenin yorgun argın,
Düşüncelerin, mutların, yarınların dargın.
Bakışların biraz boş,
Şu deli gönlün sarhoş olacak.

Daha kaç kere yaşayacaksın aşkları sersefil.
Hani birgün gelecek, sen olacaktın çekip giden..
Yine mi yeniliyorsun, yine mi pes ediyorsun ?
Çocuk; sen adam olmuyorsun…

Ozan Ferah 30 Ekim 1997

Hayal ve Gerçek 16 Nisan 2007

Posted by anatolian in serseri, şiir.
add a comment

Pembe panjurlu bir evimiz olsa…
Ve demet demet kır çiçekleri..
Hayatı hiçe saysak.
Yarına ulaşmak için değil,
Bugünü doyasıya ölmek için yaşasak.

Ben umursamasam kederi,
Ve sen hep masallar anlatsan.
Başın dizlerimle barışık,
Dudakların benimkine yapışık.

Sonra ben kulağına iki kelime fısıldasam.
Sen üç tanesiyle cevap versen.
Bana beni, sence anlatsan;
İnansam, mutlansam, ağlasam.

İşte böyle aldatsak birbirimizi.
Yalanlarımıza inansak.
Hain olsak çılgınlar gibi…
Ve sen.. Şimdi… Dönüp bakmadan gidiyor olmasan.

Ozan Ferah

Sev 16 Nisan 2007

Posted by anatolian in ask, edebiyat, serseri, yazi, yazılar, öyküler.
add a comment

Sevgiyle birbirimize bağlanırız. Ne çılgın bir maceradan az, ne de ölmekten çoktur aradığımız. Gözlerimizi olabildiğince açarız, bakarken, daha iyi görebilmek için. Sözcükler vardır kimi zaman, kimi zaman sessizlikte saklı şiirler. Umut vardır her şeyden fazla… Yarını yine onunla kucaklama umudu… İki kişiyi geçmez kurulan dünyanın nüfusu.

Beklemeyi öğretir bize. Beklerken özlemeyi, hasrete boyun eğmeyi, vuslatın değerini bilmeyi. Bazen inanmayı yalanlara. Tabiatında var ya bu, “Bu kadar da olmamalı.” dedirtir insana. O denli hızlı çarpar kalbimiz, duracak zannederiz, hızlanır aksine. Güzellik görece bir kavramdır artık. İşte apaçık karşımızdadır. Paylaşamayız.

Şarkılar yaparız uğruna ve şiirler yazarız dizeler dolusu. Evrenin en yetenekli yazarı oluruz, en Aşık Veysel’i, en Orhan Veli’si. Karanfiller daha kırmızıdır, gökyüzü masmavi, dağlar daha heybetli, kuşlar daha özgür, göz kamaştırıcı bir pembedir penceresinin panjurları ve yakamoz ışıl ışıl.
Güneşi erken karşılar oluruz. Geceleri uykuyu unuturuz. Perişanızdır aslında. Uykusuz, dalgın ve aşık.

Nihayet sonbahar gelir çatar. Panjurlar kapanır, perdeler çekilir. Susar tüm kuşlar ve solar çoğu çiçekler, bir daha ki bahara kadar… Kimi zaman baharlar gecikir. Eski baharlar anımsanır. Hatta belli mi olur? Ağlarız. Emektar yağmur, şimdi sadece göz yaşlarımızı saklamaya yarar.
Anı dolu sokaklardan kaçmaya başlarız. Her gün geçilen yollar değişir. Yeni güzergahlar çizilir, gizlice.

Karşı kaldırımdaki haylaz çocuk yerinde değil.

Ozan Ferah