jump to navigation

istasyon 15 Nisan 2007

Posted by anatolian in ask, edebiyat, serseri, yazi, yazılar, öyküler.
trackback

haydarpasa1.jpg

Kafam allak bullak, mantığım kalemim gibi bitesiye üç yaza oturdum; Erenköy’ün tozlu ve aynı zamanda pis tren istasyonuna. Elim hiçbir şekilde düşünsel yetilerimi kullanmadan kutusundan bir adet cigara çıkarttı. Ve aynı gayri ihtiyarilikle yaktı, meşhur Kav kibritim onu.

Soluk soluğa yarılamıştım ki cigaramı, yanıma oturmuş bulunan ihtiyar adamın bilinçsizliğinde, ani sesiyle irkildim. Ses tonundan ve de mimiklerinden, nefesini tüketmesinin sebebinin “nasihat” olduğu kanısına vardım. Belli ki tecrübelerine dayanarak cigaranın zararlarını, körpe olarak benimsediği vücudumun bana dargın olduğunu anlatıyordu.

Dargın deyince aklıma sevgilim geldi. Dargındı bana şimdi. Kırgın. Kendi hoşgörüsünün ve sabrının bedelini gözyaşlarıyla, peşin ödüyordu.

Kendime kızar gibi oldum, sonra iyiden iyiye azarladım bilinç altımda. Sabırsız ve katil olarak başrolü üstlenmiş sözcüklerim, şimdi yaratıcısını, yani senaristini, yanisi beni, öz be öz kendimi eleştiriyordu.

Sıcaktan bozulmamak üzere buzdolabına konulmuş yoğurt misali, yanlış bilgilendirilmiş ev sahiplerinin akşam yemeğinde balık yerken, misal örneğinden uzak durmaları gibi korkuyordum yalnızlığımdan…

Rüzgar esince ne kadar fedakar ve yardımsever oluyorsa yel değirmenleri, ben de öylesi vefakar ve hatasının bilincinde, mahcubiyetin temsilcisi olarak, son derece küçültücü özürler sarfetmeliydim, Birtanem’e.

Öyle sahici kaptırmıştım ki kendimi düşüncelerime, yaşça geçkin adamın benimle aynı hatayı yapan, farklı kimlikteki delikanlıya yöneldiğini idrak edememiştim. Acaba neler demişti. Yoksun kalmıştım nasihatlarından. Hoş ne kadar fayda sağlayacaktı ki zaten!

Yorgun argın, güç bela, ulaştığım yatağıma, derin ve uzun bir uyku özlemiyle sokulurken, saygısız ve aç bir sivrisineğin aynı derece hainlikle kulağımı tırmalaması güncelliğiyle, başıboş daldım yine düşlerime. Sabır taşı çatlatır cinsinden gecikmişliği ile beni almadan uzaklaşan trenin ardından…

A. Ozan FERAH

Yorumlar»

No comments yet — be the first.